Arkeoloji Bölümü Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Trakya Bölgesi Topraklarının Bitkiye Yarayışlı Fosfor Durumunun Belirlenmesinde Değişik Kimyasal Ekstraksiyon Yöntemlerinin Karşılaştırılması(Trakya Üniversitesi, 2007) Bellıturk, Korkmaz; Danısman, Fatma; Pakdıl, Nazlı Baldan; Yılmaz, FuatBu araştırmanın amacı; Tekirdağ iline ait farklı kimyasal ve fiziksel özelliklere sahip toprakların fosfor durumunu biyolojik yöntem olarak seçilen Neubauer fide yöntemine göre saptamak ve bu toprakların bitkiye yarayışlı fosfor miktarının belirlenmesinde 3 farklı kimyasal ekstraksiyon yöntemleri ( 1- Suda çözünebilir P, 2- Asit florürde çözünebilir P, 3- Sodyum bikarbonatta çözünebilir P) içerisinden biyolojik yöntemle en yüksek ilişkiyi verebilen yöntemi seçmektir. Bu amaçla Tekirdağ ilinden 0-20 cm derinlikte 26 adet toprak örneği alınmıştır. Sera denemesi, Neubauer fide yöntemine ve tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Deneme bitkisi olarak çavdar (Secale cerale L.) kullanılmıştır. Deneme topraklarının yarayışlı fosfor kapsamlarını belirlemede kullanılan kimyasal yöntemlerden uygun olanının seçilmesinde biyolojik (standart) ölçüt olarak bitki P içeriği, bitki P alımı ve kuru madde üretimi temel alınmıştır. Denemede kullanılan kimyasal ekstraksiyon yöntemlerinin tümü ile çavdar bitkisinin kuru madde miktarları arasında herhangi bir ilişki bulunamamıştır. Araştırma sonuçlarına göre, sadece suda çözünebilir fosfor yöntemi ile bitki P içeriği ve bitki P alımı arasında önemli ilişkiler bulunmuştur (sırasıyla r= 0.374*, r= 0.342). Suda Çözünebilir P yönteminin Trakya Bölgesi topraklarının fosfor tayini için en uygun yöntem olduğu ortaya çıkmıştırÖğe POMPEİİ İSİS TAPINAĞINDAKİ SAVAŞ GEMİSİ TASVİRLERİ ÖZELİNDE SANAT VE TARİHÎ GERÇEKLİK İLİŞKİSİ(2019) Kara, Mert UğurYunan ve Roma dönemlerine ait antik savaş gemilerinin; denizcilik, gemi yapımı, savaş gemilerinin hususî nitelikleri ve sair açılardan bilimciler tarafından derinlemesine incelenmektedir. Savaş gemilerine ait arkeolojik kalıntıların azlığı, arkeologları bu konu hakkında edinebilecekleri bilgileri artırmak amacıyla antik yazılı kaynaklara, savaş gemisi tasvirlerinin bulunduğu sikkelere, vazo ve duvar resimleri gibi sanat eserlerinden gelen verilere başvurmaya yöneltmektedir. Söz konusu tasvirler, gemi tipolojilerini belirlemek amacıyla yardımcı kaynak olarak da kullanılmaktadır. Bu çalışmada Pompeii antik kentindeki İsis Tapınağında yer alan bir duvar resminde tasvir edilen gemiler sanatsal açıdan incelenmiştir. Dönemin savaş gemileri hakkında bilinen arkeolojik veriler ışığında, tarihî gerçeklik ve tasvir ilişkisi özelinde değerlendirilerek, Roma Dönemi savaş gemisi tasvirlerinin, bu gemiler hakkında bir veri olarak tarihî bilgiye destek olabilecek mahiyette olduğu ve arkeolojik kayıt değeri taşıdığı anlaşılmıştır.Öğe KLAZOMENAİ PARASEMONU TAŞIYAN SERAMİK BULUNTULAR IŞIĞINDA 4. YÜZYILDA KLAZOMENAİ VE LEUKAİ İLİŞKİSİ(2018) Hasdağlı, İlkanBu makalenin konusunu Klazomenai ve Smyrna’dan gelen iki adet siyah firnisli cupskyphos kaide parçası oluşturmaktadır. Bu parçalar taşıdıkları kuğu figürü baskısı ve kuğunun çevresinde yer alan yazıttaki ??????????? şeklindeki ethnikon açısından benzersiz eserlerdir. Bu baskıda yer alan ayakta duran kuğu figürü 4. yüzyıl Klazomenai altın ve gümüş sikkelerinin arka yüzü ve aynı dönemin Leukai bronz sikkelerinin arka yüzünden çok iyi tanınmaktadır ve bu vazolar üzerinde ortaya çıkmış olması onlara resmi ve kamusal bir karakter kazandırmaktadır. Olasılıkla polis tarafından resmi ya da kamusal bir kullanım için demosion olarak yerel siyah firnisli seramik atölyelerine özel olarak sipariş edilmişlerdir. Bu çalışmada söz konusu parçaların nasıl bir tarihsel süreç içerisinde ortaya çıkmış ve ne amaçla kullanılmış oldukları sorularına Klazomenai ve Leukai arasındaki tarihsel ilişki bağlamında cevap aranacaktır.Öğe Hakan Öniz, Doğu Akdeniz’de Amphoralar, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, Antalya 2016, 218 sayfa.(2018) Kara, Mert Uğur[Abtract Not Available]Öğe ASSOS ATHENA TAPINAĞI “LOUVRE MA 2828” FRİZİNDE HESİONE VE TROİALILAR(2016) Baykan, DanişAssos Athena Tapınağı, Arkaik Dönem Dor düzenindeki başka bir yapıda rastlanmayan ve belki Batı Anadolu’ya özgü olan kabartmalı bir frize sahiptir. Tapınağın heykeltıraşlık eserleri (yerel volkanik tüften yapılan akroterler ve bir metop hariç) yerel andezit taşından yapılmıştır. Kabartmalı frizlerde, mitolojik konular, karşılıklı figürler ve hayvan mücadeleleri bulunmaktadır. Bu çalışmada, mitolojik konulu frizlerden, “LOUVRE MA 2828” numaralı levhanın, çoğunlukla “Herakles - Triton Mücadelesi” ve “Nereidler” olarak adlandırılmış figürleri ve ikonografisi bölgesel mitoloji bağlamında yeniden değerlendirilmiştir. Sahnede, sağ tarafta, sağa doğru, levhanın yarısından fazlasını kaplayan büyük boyuttaki Herakles ile Deniz Canavarı önde mücadele ederken, arka planda ve solda daha küçük betimlenmiş, sola yürüyen altı figür görülmektedir. Çıplak ama sadakla betimlenmiş Herakles, öne uzattığı sol bacağını dizden geriye bükmüş, sağ bacağını tümüyle geriye doğru uzatıp Deniz Canavarı’na hamle yapmış ve onun gövdesini arkadan kavrayarak ellerini bileklerinden yakalamıştır. Herakles’in sivri sakalı ve ensede toplu saçları görülebilmektedir. Sol kolunu yukarı kaldırmış ve sol elinde ne olduğu anlaşılamamış bir nesne tutan Deniz Canavarı’nın belinin altından başlayan ve gövdeye geçişi kendi sağ koluyla gizlenmiş olan kuyruğunun ucu çatallıdır. Sola hareket eden figürlerin önündeki (en soldaki) gövdesi cepheden, elleri iki yanda havada, başı geriye dönük figür tarafımdan Hesione olarak adlandırılmıştır.Öğe KAVRAMSAL SANAT VE ARKEOLOJİ: BEYAZ ÖRTÜNÜN ALTINDAKİ GERÇEKLİK(2014) Erdoğu, BurçinKavramsal Sanat, sanatta kavram ve anlamı öne çıkarmaktadır. Son yıllarda görsel sanatlar ve arkeoloji arasındaki ilişki arkeologlar tarafından irdelenmeye başlanmış, arkeolojik projelerde arkeologlarla sanatçılar ortak çalışmalar üretmeye başlamışlardır. Ayrıca arkeologların çalışmalarında Kavramsal Sanat normlarını kullanmaları maddesel kültür ile farklı bir iletişim ve etkileşime geçmelerini sağlamıştır. Arkeoloji ve sanat arasındaki ilişki her iki disiplini ortak farklı bir noktaya taşımaktadır. Bu makalede Kavramsal Sanat ile bağdaştırılabilen kendi çalışmalarımızdaki deneyimlerimizden bahsedilmektedir.Öğe Book Review: Surgical Instruments from Allianoi D. Baykan, Surgical Instruments from Allianoi, İstanbul, 2012, Institutum Turcicum Scientiae Antiquitatis, Studia Ad Orientem Antiquum-2, 210 pages (along with the summary in English). ISBN: 978-605-4701-12-4.(2017) Karaca, Ergün[Abtract Not Available]Öğe 16. yüzyılda bir Osmanlı sancağı’nda eşkıyalık hareketleri: Malatya sancağı örneği(Trakya Üniversitesi, 2012) Akçadağ, GöknurOsmanlı İmparatorluğu’nda 16. yüzyılın ikinci yarısından itibaren başlayan ve yüzyılın sonunda giderek artan siyasi, iktisadi ve sosyal huzursuzluklar, eşkıyalık olayları şeklinde de kendisini göstermişti. Osmanlı’da bu konu üzerine yapılan çalışmalar genellikle 17- 18. yüzyıllardaki eşkıyalık hareketleri ele almıştır. Bu makale ise, 16.yüzyılda Malatya sancağında ortaya çıkan eşkıyalıkları, Malatya bölgesinin coğrafyası ve konumunu, devletlerarası siyasi ilişkileri, Osmanlı merkezileşmesinin bölgedeki etkilerini, bölgenin aşiretcemaat yapısını ve eşkıyalık hareketlerinin diğer nedenlerini de göz önünde bulundurarak ele almayı hedeflemiştir. Mühimme defterlerinde yer alan Malatya sancak bölgesi ile ilgili hükümler ve diğer kaynaklardan bilgiler değerlendirilmiş ve Malatya sancağında görülen eşkıyalık hareketleri türlerine göre dört ayrı grupta ele alınmıştır. Devlet görevlilerinin, aşiretlerin ve Safevi etkisiyle meydana gelen eşkıyalığın anı sıra Celali eşkıyasının en büyüklerinden olan Karayazıcı ile Kiziroğlu Mustafa’nın eşkıyalığı ve Malatya bölgesindeki tahribatları anlatılmıştır.Öğe Turgut Uyar şiirinde denge metaforu(Trakya Üniversitesi, 2011) Özger, MehmetBu yazıda, Turgut Uyar'ın "Tel Cambazının Kendi Başına Söylediği Şiirdir" başlıklı şiirinde, şairin diğer şiirlerini de göz önünde bulundurarak `denge' kavramının metaforlaşması üzerinde durulacaktır.Öğe Necati Bey'in dil ve üslubunda Türkçenin yeri(Trakya Üniversitesi, 2011) Günşen, AhmetKlasik Türk şiirinin kurucuları arasında sayılan Necati Bey’in en önemli özelliklerinden biri de özgün söyleyişidir. Bu söyleyişte Türkçe deyim ve atasözleri önemli bir yer tutar. Bir divan şairi olmasına karşın; kaside, kıt’a ve gazellerinde öyle deyim, atasözü ve söyleyişler vardır ki, bunların çoğunu bir halk şairinin dil ve üslubunda dahi bulamayız. Üstelik "Eski dost düşman olmaz.”; "Üzüm üzüme baka baka kararır."; "parmağında oynatmak", "ağzını aramak", "yüz vermemek", “göz süzmek", "kulak vermek/tutmak", "kana susamak"... gibi nice atasözü ve deyimi hiçbir zorlama hissi uyandırmadan gayet tabii bir şekilde kullanabilmektedir. Bunların yanında öyle mısra ve beyitler düzer ki, içinde tek yabancı asıllı kelime de bulunmaz. Bu, bir yerde onun Türkî-i Basit temsilcisi olabileceğinin de tanığıdır. Bu bildiride Necati Bey Divanı taranarak, onun dil ve üslubunu klasik Türk şiiri içinde farklı kılan bu Türkçe deyim, atasözü ve diğer farklı söyleyişleri ortaya konulmaya çalışılacaktır.Öğe Material movement in the near eastern epipalaeolithic: implications of the shell and stone beads of direkli cave, Turkey(Routledge Journals, 2018) Baysal, Emma L.; Erek, Cevdet MerihDirekli Cave is an Epipalaeolithic site in the central Taurus mountain range in southeastern Turkey that was used by mobile hunter-gatherer communities. The assemblage of beads from the cave, made primarily from shell (marine and freshwater) and stone, shows new evidence both that bead materials were brought to the site from the shores of the Mediterranean and that the material culture of the site has relationships to the Levant, northern Mesopotamia, and inner Anatolia. This article questions how such a bead assemblage should be interpreted in the light of existing evidence for the Near Eastern and Anatolian Epipalaeolithic and what it adds to our understanding of the better known contemporary Natufian culture of the Levant. It considers the long-distance movement of materials, interregional material cultural influences, and the way the Epipalaeolithic period is conceptualized more broadly.