Please use this identifier to cite or link to this item: http://dspace.trakya.edu.tr:8080/jspui/handle/1/261
Title: Türkiye'de eğitim hizmetlerinin üretimi sorunu
Other Titles: The problems of teaching facilities in Turkey
Authors: Özkıvrak, Özlem
Er, İdemen(Tez Danışmanı)
Issue Date: 1996
Series/Report no.: 0020529;
Abstract: Eğitim, kişilere sağladığı özel faydalar ve toplumsal faydalar nedeniyle karma mal kabul edilmektedir. Her çocuğun zorunlu bir temel eğitim görmesi ve bunun devletçe bedelsiz sunulması gerektiği kabul edilmektedir. Zorunlu eğitim sonrası kişilerin de eğitimlerinin maliyetine katılmaları gerektiği düşünülmektedir. Ancak yeterli satın alma gücüne sahip olmayanlara fırsat eşitliği sağlamak amacıyla devlet eğitime müdahale etmektedir. Dünyada uygulanan üç temel finansman yöntemi doğrudan, kısmi ve dolaylı finansman yöntemleridir. Teorik olarak gelişmekte olan ülkelerde doğrudan finansman ve sıfır fiyatla arz yönteminin ve dolayısıyla gelişmiş ülkelerde ise kısmi ve dolaylı finansman yöntemlerinin uygulanması beklenmektedir. Ancak dünyadaki uygulamalara bakıldığında gelişmiş ülkelerin çoğunda doğrudan finansman yönteminin ağırlıklı bir yeri olduğu görülmektedir. Gelişmiş ülkelerde isteyen her gencin lise düzeyinde bir meslek sahibi olması sağlanmaktadır. 1980'li yıllarda OECD üyesi gelişmiş ülkelerde kamu fonları üzerindeki kısıtlamaların artması sonucu, yüksek öğretim kurumlarının kamu fonlarına bağımlılığının azaltılması gündeme gelmiştir. Ancak hiçbir gelişmiş ülkede harçlar ve piyasadan elde edilen gelirlerin payı toplam gelirlerin %20-30'unu geçmemektedir. Bu ülkelerde öğrencilere yapılan yardımların da bu doğrultuda hibelerden kredilere dönüştüğü görülmektedir. Bu ülkelerde O'a yakın hatta negatif büyüme hızlan sonucu genç nüfusun toplam nüfus içerisindeki payı azalmakta ve esasen eğitim altyapısı yıllar önce tamamlandığı için eğitim kalitesinin arttırılmasına uğraşılmaktadır. Türkiye'de eğitime ayrılan toplam kaynakların yetersizliği ve hızlı nüfus artışı sonucu eğitimde büyük bir kalite düşüşü yaşanmaktadır. Türkiye'de yükseköğretime aşın bir talep söz konusudur. Bugüne kadar alman kapasiteyi arttırmaya yönelik önlemelerle aşın talep sorunu çözülememiştir. Türkiye'de daha çok kişiye daha ekonomik yollarla eğitim verilmesi için sistemin daha etkili işlemesinin sağlanması ve özel kesimin eğitim sistemi içinde payının arttırılmasına çalışılması gerekli görünmektedir.
Abstract
Since education provide private benefits and external benefits is accepted as a a mix good. Every children must have compulsory education and goverment supply the compulsory education as free. The idea is accepted. It is concered that after compulsory education, individuals should share the education cost. But if there are individuals haven't sufficient purchaising power since provide the alternative equity to them, goverment has interfered to education. The three basic financing approaches that is applied in the world are direct, relative, indirect approaches. It is considered mat in the theory, in the developing countries direct financing approach and supply approach with zero price however in the developed countries relative and indirect financing approaches is current. But when we look to practise in the world, it is observed that direct financing approach has a weighted place in the most developed countries. In the secondary school level a valid education is given to every young is want that in the developed countries. In 1980's, as a result of restriction on puplic funds high education institutions' dependence is decreased to puplic funds in the developed countries which are member of OECD. But in the non of developed countries, fees and revenues obtained from markets share dont exceed 20-30% of total revenues. In these countries, it is observed that subvantion of student has charged into credits from grants. In the same countries as a result of approximately zero and even negative population rate, the young population share is decreased in the total population. Since education enfrasturucture was complated long years ego they try to increase quality of education. As aresult of the unefficiency of total resorces to education and speedy population rate causes to decrease in quality of education in Turkey. There is an exceesive demand to high education. But current working couldn't be succesful to increase the capasity so the problem of exceessive demand couldn't be solved. In Turkey, to give education much more person by much more economic way the current system should operate more effectively. Also private sector should increase their share in the education system.
URI: http://193.255.140.91:8080/jspui/handle/1/261
Appears in Collections:Sosyal Bilimler Enstitüsü

Files in This Item:
File Description SizeFormat 
0020529.pdf8.9 MBAdobe PDFView/Open


Items in DSpace are protected by copyright, with all rights reserved, unless otherwise indicated.